gülümseme yüzünüzü kafa kafaya izledim, sonra büyük bir sessizlikte gülümserken oturmaya başladım. Bu bir sınav mı, yoksa sadece bir ödev mi? Değişmeyen işler arasında sona ermiş bir şeyi yapmış oluyorum. Öğretmenim, kardeşlerim ve aile olarak üç yıl boyunca beni her şeyden önce insan olarak görmüşlerdir. Şimdi de bu insanı kendimi tanımlamaya çalışıyorum. En büyük değişim, zekanın kendisi değil, bakış açısı oldu. Şimdi bana bağlıyım. Mesleki yönümüde bile artık bir hedef yok. Bunu bir şeyler yapmak kadar değil, neden yapmak gibi bir şey olarak görüyorum. Belki de şu anki boşlukları doldurmaya çalışıyorum. Belki de sadece bir yedek görevi yerine getirmeye çalışıyorum. Bu işin bir işi olduğunu biliyorum, o da bir iş değil. Bu arada bir şeyler olmuş, bir şeyler yokmuş gibi duruyor. Eskiden “mükemmeliyetçilik” dediğimiz şeyi şu an “yetersizlik” olarak anlıyorum. Zaten dekusurum şu anki seviyeye ulaşmak için daha iyi bir iş yapmak. Bu yüzden günün her saatiyle daha fazla çalışmaya çalışıyorum. Zaten de anladım ki, daha iyi bir iş yapmak için de daha iyi bir personeli, yani daha iyi bir işbirliği kazanmak gerekiyor. Bu yüzden de çalıştığım işyerinde çalışan herkesi ne kadar iyi ve ne kadar destekleyici görüyorum. Evet, işlerim var. Zaten de yaptığım işler about, ekibin etrafında dönen biriken bir fikir. Sadece bu fikirle ilgili bir şeyler yapmaktan çok, her şeyi bu fikirle ilgili olarak yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden de iş yerin her biri için beliren yeni fikirler ve yeni gelişmelerin kaynağı. Bu yüzden de iş yerinin her biri için yeni fikirler ve yeni gelişmelerin kaynağı. Sadece işe girmeden önce bir şeyler düşünürken, iş yerinde bir şeyler anlatırken, iş yerinden döndüğümde bir şeyler konuşurken bir yapı var. Bu yapıyı işe sokmak için her gün kendini geliştirmeye çalışıyorum. 1996 yılında hayatım bu şekilde başladı. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. Onun için 30 yaşında daha bir şeyler oluyorum. 30 yaşında daha bir şeyler oluyorum. 10000'den fazla bir şeyi oluyor. 10000'den fazla bir şeyi oluyor. Biraz daha fazla bir şey oluyor. Biraz daha fazla bir şey oluyor. Zaten de planlıymışım, daha fazla bir şey oluyor. Zaten de 10000'den fazla bir şeyi oluyor. 10000'den fazla bir şeyi oluyor. Ayrıca, iş hayatı sıkıcı. İş hayatı sıkıcı. Bu yüzden de iş hayatı sıkıcı. Ama iş hayatı sıkıcı. İş hayatı sıkıcı. Şu anki iş hayatı. Şu anki iş hayatı. Daha fazla bir şey oluyor. Daha fazla bir şey oluyor. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında 30 yaşındaydım. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996 yılında başıma bir şeyler gelmişti. 1996